“Kendi istek ve ihtiyacı dışında yaranmak, para kazanmak, ün salmak veya buna benzer şeyler uğruna çalışan bir kimse gerçekten de budaladır.” Sayfa 39, Genç Werther’in Acıları, Goethe..

Söze bir alıntı ile başlamayı düşünmüyordum fakat yazımın başlığını yazdıktan sonra aklıma kitabını 25 yaşında yazdıktan sonra intihar furyası oluşturan Goethe’den başkası gelemezdi. Ve geldi de.. “Genç Werther’in Acıları” kitabını okuyan yeni nesil malesef intihara yönelmiş ve bu kitap İtalya, Hollanda gibi bir çok ülkede belli bir dönem yasaklanmıştı.

Gerçekten günümüz kripto paralarını intihara sürükleyen bir araç, kitap olarak mı görüyorsun? Bu soruyu siz sormadan önce ben kendime sordum. Sizlere net bir şekilde “evet” demeyi çok isterdim fakat henüz değil… Umarım “henüz değil” kelime öbeğinde ki acı ve hissiyatı benim kadar yaşamışsınızdır.

Tosuncuk, thodex, kriptoda kaybedip cinnet geçiren esnaf tüm bu olaylara girmeyeceğim. Çünkü bunlar sıradanlaştı, büyük bir yanardağ dibinizde patlıyor ama siz lavlar bana gelene kadar bir selfie çekip, instagrama atma derdindesiniz. Bu biraz popüler kültür kitaplarındaki cümlelere benzedi.. Çok satanlara giren bir blog olmayı hedeflemediğimden devam ediyorum!

Kripto Kazanç

Kripto paralar ile kazanç sağlayabilirsiniz, yatırım yapabilirsiniz ya da bir kumar gözüyle paranızı bir anda olmadık rakamlara çıkarmak isteyebilirsiniz. Burada şu notu düşmeden devam edemeyeceğim ki: kripto paralara karşı değilim, mantıklı, olması gereken ama insanlığın olgunlaşma seviyesi malesef bu teknolojiyi yakalayamadı. Devam edelim.. Kripto paralar ile günümüz de bir çok şey yapılabilir dedik. Peki bu paraların arkasındaki güç, sistem, algoritmayı hepimiz tam anlamıyla biliyor muyuz? Burada kastedilen, kimse kriptonun sahibi değil kaybolamaz gibi anlamlardan bahsetmiyorum, belki bir balinadan bahsediyorum? Kripto paracılar bu kavramları belki anlayabilirler ama ben malesef buradan devam etmeyeceğim…

Bilinçsiz Davranışlar Ve Kripto

Bilinçsiz davranışlara neden oluyor bu kripto paracıklar. Tıpkı kumar ve uyuşturucu gibi… Artık teknolojiyi takip etmeyen (kahvede oturan deyimini kullanmayacağım, sevmiyorum o küçümsemeyi) insanlarımız bile kripto para da kendini buluyor. Ve aynı anda 3 kişi bir cümle kurduğunda bu onun mantığına yatmaya başlıyor ve o 3 ağızdan çıkan cümle onun doğrusu oluyor. Elinde avucundaki paraya oranla bir yatırım gerçekleştiriyor ve beklemeye başlıyor. Burada karşımıza bir çok faktör çıkıyor: parası artar, parası çok fazla artar, parası azalır, parası yok olur. Bu nokta da aslında tüm varyasyonlar o insanın sinir sistemini yıpratmaktan başka ne olabilir ki ? Bilinçsiz bir yatırımcı parası kaybolduğu an bitiyor ve bu hayatta hiçbir anlam ve değeri geçmişinde olmayan bir vaka yüzünden “kripto para” şaşkınlık içerisinde ne yapacağını bilmiyor. Çünkü geçmişinde yok: bir savaş olur para değer kaybeder, doğal afet olur yok olur, ülkeler batar, krize girer parası da gider, siyasi kriz, ekonomik.. diye bu liste uzar giderken aralarında hiçbir zaman “kripto para düşer paran kaybolur” sözcüğünü bulamazsınız. Wtf ! O zaman gelişen dünyaya ayak uydurmayalım, geçmişe takılıp kalalım mı dedi oradan birisi? Pardon, duyar gibi oldum. Tabi ki de geçmişe takılmayalım, geçmişte battığımız gibi batmayalım, yeni teknolojilerde batalım bende kendim için bunu isterim canı gönülden ama bir seçenek daha var: batmayalım!

Olgunlaşalım, bilinçlenelim, okuyalım, araştıralım. Bilmeden bir yere atlamayalım. Elimizin altında google.com gibi bir devasa ansiklopedi var, search edelim. Yatırım yaparken önceliğimiz değerlerimiz olmalıdır. Senin boşta duran ya da değerlendirmek istediğin paran varsa önce ihtiyaçların, değerlerine yatırım yap. Daha sonra kişisel tatminlerin için, zengin olma hayallerin için sağa sola dağıtabilirsin paranı. Burada kişisel değerleri açmak istemezdim ama bir parantezin kötü olmayacağını düşünüyorum.. ( eğitimine harca, kitap al, dalgıçlık kursuna yatır, pasaportun var mı, hiç hayatında sorumluluk alıp bir köpeğe, bir kediye baktın mı, olsa da olmasa da çocuğunun eğitimini düşünüyor musun ? gibi uzar gider, bizde değer mi yok.. )

Bu yazıyı aslında o kadar çok uzatacaktım ki malesef vazgeçtim. Bu arada bu üstte yazan tüm yazıları önce kendime daha sonra yazıyı okuyan sizlere ithafen yazıyorum.

Umarım ilerleyen günlerde teknoloji ile beraber olgunlaşma seviyemiz de artar ve kötü olaylara tanıklık etmeyiz. Başlık için içine karamsarlık düşen herkesden özür diliyorum.